Ana içeriğe atla
Ben de başarısız oluyorum. Spekülatif felsefe hakkında. Buraya sadece yaşayıp, ölmek için gelemem. Bu saçma. Başarısız olduktan sonra hangi düşüncemi gerçekleştireceğimi bilmiyorum. Sayısız düşüncem var. Okuldan ayrılmayı düşünüyorum. Herkesin dikkatini çekecek bir şey yapıp, düşüncelerimi aktarmayı düşünüyorum. Bunlar düşüncelerimin en bariz olanları. Bakış açıları geniş değil, empati kurmuyorlar, kuramıyorlar. Hiçbir şeyin farkında değiller. Aptal, mal kelimeleriyle zaman geçiriyorlar. Küçücük sinirini dışarı vuruyorlar. Ben hep onları üzmemek için içimde tutuyorum. Ama artık sabredemiyorum, evde sümüklü sümüklü ağlıyorum. Biz uydurulan, yanlış dinlere inanıyoruz. Bu dünya mantığı olmayan bir yer. "Farkında değiller!" Evlenip, sevgili yapıp, arkadaş yapıp zaman geçirmeye çalışıyorlar. Hiç hayatın bu yüzüne bakmıyorlar. Ailesindeki insanların iyi olmasını düşünüp, diğer insanları üzüyorlar. Çünkü şanssızlar. Sevgilileri olmasaydı, arkadaş ilişkilerinde başarısız olsalardı, onlar da ağlayıp bu düşünceye varacaktı. Ben dahil kimsenin elinde değil. Ben ise az önceki anlattıklarımın tam tersiyim. Okulumda on bir yıl boyunca aşağılanarak devam ettim. Bu durumda olmaktan pişman değilim. Ağladığımda mutlu oluyorum. Fakat bu yapay bir mutluluk. Sadece o düşünceleri gizleyecek bir duvar örüyor ağlamak. Gülme eyleminin sadece aşağılama özelliği olduğunun da farkında değiller. Kendilerinden farklı düşünen, kendine mantıksız gelen her şeye gülüyorlar, üzerinde bir kez olsun düşünmüyorlar. Öğretmenlerden nefret ettiğim kadar da kimseden nefret etmiyorum. Kimseye eşit davranmıyorlar. Çünkü kendileri de öyleler. Öğretmenlerimin küçüklüğünün sınıf arkadaşlarımdan farkı yok. Sınav kazanan öğretmen oluyor. Sınav kazanan psikolog oluyor. Sadece para için çalışıyorlar.

Benim en iyi yaptığım şey yazmak. Belki de yazar olacağım. Ama her şeyin sonuna geldiğimde, bunun da gerek olmadığını hatırladığımda ise bu düşüncelerim yakıtı bitmiş uçak gibi yavaş yavaş iniyor.

Sadece ne yapmam gerektiğini öğrenmek istiyorum. Nedenlerini öğrenmek istiyorum. Bu hayatın anlamını, neden yaşadığımızı öğrenmek istiyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atraksiyon ariyorum ve bilinmeyeni ogrenmeyi amaçlıyorum (zorunda oldugum icin)

Arkadaşımla üniversite diplomasinin önemini konuşuyorduk. Bir kaç gün sonra evrim ağacının bu konuyla alakalı videosunu izleyip ona attım. Sonra bir şeyler yazdı ve benim aklıma sanırım dördüncü veya beşinci sefer izlediğim doktor strange (farklı düşüncelere dalmami sağlayan derin duygularla izleten filmleri tekrar tekrar izlerim) filmini izledikten sonra mesaja baktığımda bu yazdıklarım geldi.  Bu videodan sonra bende başka bir düşünce oluştu. Okul okuyup iyi bir gelecek kurmak, iyi bir evlilik yapıp “iyi” bir hayat yaşamakla; kötü yaşamak arasında aslında çok da büyük bir fark yok gibi geliyor. Aradaki fark, sadece beynimizde kurduğumuz planların bize mantıklı gelmesi ve onları uygulamaya çalışmamızdan ibaret. Oysa bu planlar her an değişebilir. Daha iyiye de gidebilir, daha kötüye de. Ama aslında bunun da çok bir önemi yok. Şöyle düşünüyorum: Hayatta kalma mantığıyla ilerleyen evrimsel değişimimizde, ihtiyacımız olan şeyler gelişiyor, kullanmadıklarımız köreliyor. Beyin de tamam...
Eskiden söylediklerimin arkasındayım. Bir mutluluk, iki mutsuzluk getiriyor. Şu an mutlu günümdeyim. Nedense pek kullanmaya çekindiğim, kullanmayı sevmediğim o kelime, huzur var. Sanki o depderin düşünceden yavaşça uzaklaşıyor, böyle kalıyor gibiyim. İçimde her zaman gülümseme, gülme geliyor (Hala yazmadığımı fark ettiğim, çok önceden düşündüğüm durum:  Gülmek, mutluluk ve mutlu edici şeyler ile, güçlü olmakla veya buna benzer durumlarla alakalı değildir. Aşağılanan şeylere güleriz. Aşağılanan şeylere güldüğümüzde ise aşağılanan kişi kendini kötü hisseder. Bazen çok üzülür, bazen üzüldüğünü hissetmez ama yine de üzülür. Bunu akılda düşünüp, örnek verdiğimizde sen de fark edeceksin. Şöyle bir şey de var ki gülümseme ile gülme eylemi aynı değildir. Asıl gülme ile alakası olmayan gülümseme eylemi ve ağlamak, mutluluk ve mutlu edici şeyler ile alakalıdır. ) Ben bu aralar içten içten kahkaha atıyorum. Diğer insanların hallerine gülüyorum. Bu iki sene içindeki ben değilim. Çok değişmeye ...

ne yapacağım

Kaç gündür ne yaptığımı bilmiyorum. Üniversitede yapacak hiçbir şeyim yok. Ya arkadaşlarımla içiyoruz ya da boş boş kafede oturuyoruz. Artık yurtta oturmaktan sıkılıyorum. Eskiden sevgilim varken her gün dışarı çıktığım için bir alışkanlık edindim ama o olmadığı zaman ne yaptığımı bilmiyorum. Hiçbir ciddiyetim kalmadı artık. Sevililikle tam olarak bir alakası yok. Üniversitedeki o eski heyecanım da kalmadı. Bazen bırakıp, babamın dükkanına şimdi geçsem diyorum ama üniversiteden gidersem çok şey kaybederim diye düşünüyorum. Üniversitedeki felsefe derslerine çalışmak hiçbir şey kazandırmayacakmış gibi geliyor artık. Bu yüzden hiçbir şekilde kitapları açmıyorum, yapmanın bir mantığı yok gibi geliyor. Gerçi bu aralar yeni sevgili bulma ümidiyle bi buhran bi mutlu hissedip durdum, ondan da olabilir. Amına koyduğumun hayatında diğer insanlar ne yaptığını biliyor gibi gözüküyor, ben bilmiyorum. Belki de yaptığımız şeyleri çok düşündüğüm için bilmediğimi öğrendim. Ya da dopamin fazlalığından s...