Soruyu çözmek, 'belki' onu tanımak için burdayız. Soruya 'gerçek' mantık ile baktığımızda bir şıkkımızın yanlış olduğunu öğrenebiliyoruz. Yani örnek vereyim: En mantıklı soruyu, düşünmemizin başında hiçlik olarak kabul ediyoruz. "O kendini nasıl yarattı? O, tüm güce sahip ise neden bize ihtiyaç duyuyor ve yaratıyor? Bunlar mantıksız. Çünkü düşününce mantıklı olan hiçlik olduğunu 'düşüncemizle' farkediyoruz zaten." Şıkkın ve örneğin yanlış olduğunu, yaşam, yani hayatta olmamız veriyor. Eğer hiçlik mantıklı olsaydı biz burada olmazdık. Bu döngü kısır döngü. Başı var, sonu yok. Başlangıcı ve sonu yok diye düşünüyordum. Evet, başlangıcı ve sonu yok. Ama eserinin başlangıcı ve sonu yok. Kendisinin başlangıcı var (Sonu varmı, bilmiyoruz.). Size şu resim ile örnek vereyim: "resim" Biraz zor olacak ama bu zorluğu başarma ihtimalim hala var. Zorluğun adı: farkındalık ve gurur. Yani bunların kötü yanı da var. Kötü yanı ise doğru olduğuna dair yüzde yü...