Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Değişiyorum

Her şeyi değiştirdim. Oyunlarımı sildim. Youtube'de abonelikleri kaldırdım. İnstagram'ı, benzer oyalayacak ne varsa her şeyi sildim. Drone sürmeyi öğreneceğim. Masa tenisinde derece yapacağım. Düşüncelerimi daha çok geliştireceğim. Kitap okumaya başlayacağım. Her şeyi değiştireceğim. Devam ediyorum. Bekliyorum. 25.01.2020 Tekrar yükledim. Başaramıyorum. Çünkü ne kazanacağımı bilmiyorum. Ne gereği olduğunu bilmiyorum

Patlayan Kafa Sendromu ve Astral Seyahat

Bugün, yeni ve önemli bir şey öğrendim. Patlayan kafa sendromu ve astral seyahat. Dahası da vardır belki ama şu anlık ihtiyacımız yok, zaten bilmiyorum. Bu iki araç bize bir şey anlatmak istiyor. Zor durumda olduklarını, bu döngüden bıktıklarını anlatıyor. Sesimizi duymasını istiyor. Yardıma ihtiyacı olduklarını anlatmaya çalışıyorlar. Kimler istiyor? Ruhumuz. Her zaman olduğu gibi bundan da emin değilim. Bu aşırı normal. Bu iki önemli aracı araştırın. Sonra alt tarafı okuyun. Patlayan kafa sendromunu yıllardır yaşıyorum. Hep ne olduğunu önemsemeyip, gözümü açamadan kafamı sallayıp, onu unutmaya çalışarak uyumuştum. Dün, aynı saatlerde (03:00 ort.) tekrar olduğu gün düşünüp; kafamı sallamadan, gözümü açmadan (Zaten açamıyorum. Kontrol edemiyorum.) devam ettirmek istedim. Merak ettim. Aynı zamanda korkuyordum. Tam hatırlamıyorum, ortalama on saniye kadar durabildim. O on saniye içinde yavaş yavaş artan çınlama sesleri, sanki birileri bağırıyor; yavaş yavaş artan terleme, korku, ger...

Ne yaparlar?

Tüm insanlar aynıdır. Bunu okuyan insan da öyle. Dertleşecek biri dediği insan ile diğer insanları kötülerler, aşağılarlar. Hatta çoğu zaman yüzlerine konuşurlar. Herhangi biriyle tartıştıklarında büyük oranda üstün gelmeye çalışırken aşağılayarak, yükselmeye çalışırlar. Karşısındaki insanı üzerler. Oyun oynarlar, kaybeden sinirlenir. Kazanan, mutlu olur. Yan etkisi ise kendine güveni artar ve kaybedenleri aşağılamaya başlar. Yaşı küçük olan birini küçümseyip, dalga geçip davranırlar. Bunun gibi davranışları neredeyse tümünü düzeltmek imkansızdır. Çünkü sonsuz bir döngüdeler. Ailesi de böyle davranır. Okuldaki örnek aldığı arkadaşları da böyle davranır. Bu bulaşıcıdır. Kendine özgü bakış açısı kazanamazlar. Hep aynı kalırlar. Aslında kendilerine özgü bakış açısı kazanmalarına gerek yok. Bakış açılarını ve mutluluk duygusunu azıcık kontrol edebildiklerinde bunlar yavaş yavaş gidecektir. Örneğin, ben son birkaç aydır kendimi mutsuz, yalnız hissetmiyorum. Fakat bir yıl öncesinden önceki ...