Ana içeriğe atla

Patlayan Kafa Sendromu ve Astral Seyahat

Bugün, yeni ve önemli bir şey öğrendim. Patlayan kafa sendromu ve astral seyahat. Dahası da vardır belki ama şu anlık ihtiyacımız yok, zaten bilmiyorum. Bu iki araç bize bir şey anlatmak istiyor. Zor durumda olduklarını, bu döngüden bıktıklarını anlatıyor. Sesimizi duymasını istiyor. Yardıma ihtiyacı olduklarını anlatmaya çalışıyorlar. Kimler istiyor? Ruhumuz. Her zaman olduğu gibi bundan da emin değilim. Bu aşırı normal.
Bu iki önemli aracı araştırın. Sonra alt tarafı okuyun.
Patlayan kafa sendromunu yıllardır yaşıyorum. Hep ne olduğunu önemsemeyip, gözümü açamadan kafamı sallayıp, onu unutmaya çalışarak uyumuştum. Dün, aynı saatlerde (03:00 ort.) tekrar olduğu gün düşünüp; kafamı sallamadan, gözümü açmadan (Zaten açamıyorum. Kontrol edemiyorum.) devam ettirmek istedim. Merak ettim. Aynı zamanda korkuyordum. Tam hatırlamıyorum, ortalama on saniye kadar durabildim. O on saniye içinde yavaş yavaş artan çınlama sesleri, sanki birileri bağırıyor; yavaş yavaş artan terleme, korku, gerilme... Beni aşağıya doğru çekiyordu. Belki de içimden çıkmak istiyordu. (Bu bana mantıklı geliyor. Çünkü nefes alırken bile hep göğsüm ağrıyor. Sanki orada, içeride biri var, her nefes alıp, verdiğimde sıkışıyor.) Kafamı kaldırmakta zorlanıyordum. En sonunda da her zaman olduğu gibi refleks olarak kafamı kaldırıp uyandım. Bu olayın ismini dahi bilmiyordum. İlk beş dakikasında korkuyordum, gerilmiştim. Yan odadaki annem ve babama seslenmiştim, duymamışlardı. Telefonumun şarj kablosu yoktu, telefonumun şarjı azdı. Sonraki beş dakikasında ise telefon ile bu yaşadığımı bir foruma yazdım. Şarjı her an bitecek diye endişeliydim. Bitmedi, kaydedebildim. Ardından babamı telefonla aradım. Babam, oda ışığımı açtıktan sonra her şeyi anlattım. Gece birde yediğim tavuk ile zehirlendiğimi düşündüler. Su içtim, koridorda dolandım. En sonunda yatağıma girip; zor da olsa unutup, uyudum. Bu olayın ismini zor da olsa araştırıp, buldum. Araştırırken, astral seyahat olayını buldum. Uyurken gördüğümüz rüyalarla bağlantılı olduğunu öğrenince dünkü olay ile bağlantı kurdum. Tekrar korktum. Bu yazıyı yazarken bile içimde hala korku var. Nefes alıp, verirken gelen sıkışma, Patlayan kafa sendromu durumundaki çıkmaya çalışan şey gibi bir his ve astral seyahat. Bu üçünün bağlantısı çok büyük. Şu an dejavu ile bir bağlantısının olup olmadığı hakkında düşünmekteyim. Belki de düşünmüyorum. Aklıma geldi ve kafamda anlık sorup, düşündüm.
Korkuyorum. Sanırım bundan sonra hep korkacağım. Ne zaman sonuca varacağım? Geleceği görmek istiyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Atraksiyon ariyorum ve bilinmeyeni ogrenmeyi amaçlıyorum (zorunda oldugum icin)

Arkadaşımla üniversite diplomasinin önemini konuşuyorduk. Bir kaç gün sonra evrim ağacının bu konuyla alakalı videosunu izleyip ona attım. Sonra bir şeyler yazdı ve benim aklıma sanırım dördüncü veya beşinci sefer izlediğim doktor strange (farklı düşüncelere dalmami sağlayan derin duygularla izleten filmleri tekrar tekrar izlerim) filmini izledikten sonra mesaja baktığımda bu yazdıklarım geldi.  Bu videodan sonra bende başka bir düşünce oluştu. Okul okuyup iyi bir gelecek kurmak, iyi bir evlilik yapıp “iyi” bir hayat yaşamakla; kötü yaşamak arasında aslında çok da büyük bir fark yok gibi geliyor. Aradaki fark, sadece beynimizde kurduğumuz planların bize mantıklı gelmesi ve onları uygulamaya çalışmamızdan ibaret. Oysa bu planlar her an değişebilir. Daha iyiye de gidebilir, daha kötüye de. Ama aslında bunun da çok bir önemi yok. Şöyle düşünüyorum: Hayatta kalma mantığıyla ilerleyen evrimsel değişimimizde, ihtiyacımız olan şeyler gelişiyor, kullanmadıklarımız köreliyor. Beyin de tamam...
Eskiden söylediklerimin arkasındayım. Bir mutluluk, iki mutsuzluk getiriyor. Şu an mutlu günümdeyim. Nedense pek kullanmaya çekindiğim, kullanmayı sevmediğim o kelime, huzur var. Sanki o depderin düşünceden yavaşça uzaklaşıyor, böyle kalıyor gibiyim. İçimde her zaman gülümseme, gülme geliyor (Hala yazmadığımı fark ettiğim, çok önceden düşündüğüm durum:  Gülmek, mutluluk ve mutlu edici şeyler ile, güçlü olmakla veya buna benzer durumlarla alakalı değildir. Aşağılanan şeylere güleriz. Aşağılanan şeylere güldüğümüzde ise aşağılanan kişi kendini kötü hisseder. Bazen çok üzülür, bazen üzüldüğünü hissetmez ama yine de üzülür. Bunu akılda düşünüp, örnek verdiğimizde sen de fark edeceksin. Şöyle bir şey de var ki gülümseme ile gülme eylemi aynı değildir. Asıl gülme ile alakası olmayan gülümseme eylemi ve ağlamak, mutluluk ve mutlu edici şeyler ile alakalıdır. ) Ben bu aralar içten içten kahkaha atıyorum. Diğer insanların hallerine gülüyorum. Bu iki sene içindeki ben değilim. Çok değişmeye ...

ne yapacağım

Kaç gündür ne yaptığımı bilmiyorum. Üniversitede yapacak hiçbir şeyim yok. Ya arkadaşlarımla içiyoruz ya da boş boş kafede oturuyoruz. Artık yurtta oturmaktan sıkılıyorum. Eskiden sevgilim varken her gün dışarı çıktığım için bir alışkanlık edindim ama o olmadığı zaman ne yaptığımı bilmiyorum. Hiçbir ciddiyetim kalmadı artık. Sevililikle tam olarak bir alakası yok. Üniversitedeki o eski heyecanım da kalmadı. Bazen bırakıp, babamın dükkanına şimdi geçsem diyorum ama üniversiteden gidersem çok şey kaybederim diye düşünüyorum. Üniversitedeki felsefe derslerine çalışmak hiçbir şey kazandırmayacakmış gibi geliyor artık. Bu yüzden hiçbir şekilde kitapları açmıyorum, yapmanın bir mantığı yok gibi geliyor. Gerçi bu aralar yeni sevgili bulma ümidiyle bi buhran bi mutlu hissedip durdum, ondan da olabilir. Amına koyduğumun hayatında diğer insanlar ne yaptığını biliyor gibi gözüküyor, ben bilmiyorum. Belki de yaptığımız şeyleri çok düşündüğüm için bilmediğimi öğrendim. Ya da dopamin fazlalığından s...