Yaşadığımıza dair kesin bir bilgi yok. Ölünce kesin olarak bir şey bilmiyoruz. O zaman neden yaşıyoruz? Durup bir düşünün. Hayattan nefret ediyorum. Her zaman üzülüyor, kafamda cevapsız sorular takılıyor. Türkiye gelişecek / batacakmış. Dünya yarın patlayacakmış. Bir gram umurumda değil. Babam, soyumuzu devam ettir diyor. Neden? diyorum. Cevap veremiyor. Bir arkadaşımın olmasını istiyorum. Arkadaşım olunca onun başka birisine ''Takma salak zaten o'' diyen ağzına vurasım geliyor. Ama içime kapanığım. Kimseye vurma konusunda da kıyamıyorum. Bana böyle cevap verilince üzülüyorum. Bana ne diyemiyorum. Çünkü kendimi ezik hissediyorum. Kendimi düşünüyorum. Kimse umurumda değil, kimsenin umurunda değilim. Bir şeyin üzerinde birinci olanı herkes tebrik ediyor, ben nefret ediyorum. Ben de yaparım diyorum, yapamıyorum. O yetenekli, ben yeteneksizim. O yakışıklı, ben değilim. O zengin, ben değilim. Onun sesi güzel, benim değil. Onun kız arkadaşı olmuş, benim olmamış. Bir tane bile. Sadece merak ediyorum nasıl davranıldığını, nasıl zaman geçirildiğini. Bir kez olsun ailemden başka birisiyle kafeye gitmedim. Benden iyi olan herkesten nefret ediyorum. Öldüreyim kendimi diyorum, ama korkuyorum.
Arkadaşımla üniversite diplomasinin önemini konuşuyorduk. Bir kaç gün sonra evrim ağacının bu konuyla alakalı videosunu izleyip ona attım. Sonra bir şeyler yazdı ve benim aklıma sanırım dördüncü veya beşinci sefer izlediğim doktor strange (farklı düşüncelere dalmami sağlayan derin duygularla izleten filmleri tekrar tekrar izlerim) filmini izledikten sonra mesaja baktığımda bu yazdıklarım geldi. Bu videodan sonra bende başka bir düşünce oluştu. Okul okuyup iyi bir gelecek kurmak, iyi bir evlilik yapıp “iyi” bir hayat yaşamakla; kötü yaşamak arasında aslında çok da büyük bir fark yok gibi geliyor. Aradaki fark, sadece beynimizde kurduğumuz planların bize mantıklı gelmesi ve onları uygulamaya çalışmamızdan ibaret. Oysa bu planlar her an değişebilir. Daha iyiye de gidebilir, daha kötüye de. Ama aslında bunun da çok bir önemi yok. Şöyle düşünüyorum: Hayatta kalma mantığıyla ilerleyen evrimsel değişimimizde, ihtiyacımız olan şeyler gelişiyor, kullanmadıklarımız köreliyor. Beyin de tamam...
Yorumlar
Yorum Gönder